GALATASARAY FUTBOL TAKIMI DEĞERLENDİRMELERİM-2

By Eser, 06/09/2018

Bafetimbi Gomis

Evet ligler başladı ve dördüncü haftayı tamamladık arkadaşlar. Milli maç arasına girmemiz sebebiyle Galatasaray futbol takımını değerlendirelim istedim. Bu arada transfer sezonu da kapandı. En büyük darbeyi de burada aldık denebilir aslında. 2 santrafor ve 1 stoper alınacağı iddiasında bulunan yönetim maalesef taraftarlarımızı hayal kırıklığına uğrattı bu süreçte. Rakiplerimizin aksine satma konusunda ise yeterli becerikliliği gösteremedik. Finansal Fair Play gereği sattığın kadar al prensibi ile hareket eden kulübümüz sessiz denebilecek bir transfer süreci geçirdi.

TRANSFER SÜRECİ

Badou Ndiaye

Gomis’in gitmesiyle santrafor bölgesinde sadece Eren Derdiyok’a mahkum kalan takımımızı ilk yarı bitene kadar zor günler bekliyor. Eren’in o bölgeyi dolduramayacağı aşikar olmasına rağmen yönetim Fatih Terim’i çok zor bir durumla karşı karşıya bıraktı. Eren bu takımda ancak 3. forvet olabilir veya yedekten girip son 10-15 dakika skora göre oyuna alınabilir. Fatih Terim işte tam da bu nedenle 1 değil 2 forvet transferi istiyordu. Geçtiğimiz yıl Gomis gibi 29 gol atan bir oyuncunun 6 milyon euro gibi bir bedelle neredeyse bedava denecek bir bonservis ücreti karşılığında Arap kulübüne satılması traji komiktir. Biz gol kralımızı bu fiyata satarken BJK 33 yaşındaki Tosic’i 5 milyon euroya okutmayı başarmıştır. Gomis krizinin de iyi yönetilemediği bir gerçek. Bir şekilde orta yol bulunup ikna edilebilinirdi. Bir diğer transfer istenen bölge olan stoper bölgesi için de bir girişimde bulunulmadığını anlıyoruz. Maicon’un son anda satılamaması sebebiyle takımda istemeden kalan bu futbolcudan fazla bir şey beklememek gerekir aslında. Zaten son Trabzonspor maçında yenilen tüm gollerde büyük hatası vardır futbolcunun. Zaten ağır, tek hamleli olan futbolcuyu Fatih Terim’in de takımda istemediğini biliyoruz. Ligimizde dahi çok ağır kalan Maicon için devre arasında satışı her iki taraf içinde makul olacaktır.

STOPERLERİMİZİN YETERSİZ OLUŞU

Jason Denayer

Mevcut diğer stoperlerimizin tamamı takımımızda oynayacak seviyede değil ne yazık ki. Ne Serdar Aziz ne Ahmet Çalık bu seviyenin oyuncuları değil kesinlikle. Fatih Terim muhtemelen Donk’u bu pozisyonda deneyecektir. Ancak Donk’un da hızlı bir oyuncu olmadığı ve fazla özgüven sahibi olması nedeniyle bu bölgede olmayacağını düşünüyorum. Denayer’in çok üstü düzey bir stoper olmadığını biliyoruz ama en azından hıza ve çabukluğa sahipti. Geriden oyun kurma özelliklerinden vazgeçelim ama en azından 2 hızlı ve  en az bir tecrübeli  stopere ihtiyacımız var. Popescu gibi defansa liderlik edecek aynı zamanda takım hücuma çıkarken yönlendirecek kapasitede bir stopere ihtiyacımız var. Bu bölge için sahip olduğumuz tüm oyuncular Şampiyonlar Ligini düşünecek olursak patlamaya hazır el bombaları gibi durmaktadırlar. Fatih Terim’in işinin çok zor olduğunu anlıyoruz ve devre arasına kadar fazla da yapacak bir şey yok gibi duruyor. Önde baskılı futbol anlayışına sahip olan Fatih hocamızın bu durum karşısında nasıl tedbir alacağını hep beraber yaşayıp göreceğiz.

TAKIMIN YETERİNCE AGRESİF OLAMAMASI

Gary Rodrigues

Genel itibariyle bütün futbolcularımızı tek tek ele alırsak takımda çok fazla yumuşak kalma problemini göreceğiz. Kiralık olarak tekrar kadromuza kattığımız Ndiaye haricinde takımımızda sert oyuncu yok. Özellikle derbilerde bu tarz oyunculara sayıca daha fazla ihtiyacımız var. Pamuk şeker kıvamında bir takımdan büyük başarılar beklemek hayal. Felipe Melo takımdan ayrıldığından beri bu bölgede çok büyük bir eksik mevcut. Takımı ateşleyen, skora itiraz eden bu tip futbolcuların sayısının takım içinde en az 3 tane olması gerektiğini düşünüyorum. Sinan Gümüş tarzı ikili mücadeleye girmeyen, hava topuna çıkmaya tenezzül etmeyen futbolcuların günümüz futbolunda yeri yok. Sinan Gümüş gibi olacaksanız Ronaldo veya Messi gibi büyük işlere imza atmalısınız. Yoksa takım neden sizi sırtında taşısın. Fatih Terim hocamızın Sinan Gümüş ve Belhanda takıntısından kurtulmasını ümit ediyorum. Belki de elinde yeterli kalitede futbolcu olmadığından bu iki arkadaşa sabrediyor olabilir. Ama ben bu iki futbolcuyu izlerken ömrümden ömür gidiyor. Vurdumduymaz, gamsız, kaybettiği topun peşinden koşmayan futbolculardan haz etmiyorum. Mücadele etmiyorsan maç alacaksın, büyük maçlara damganı vuracaksın. Asistin asistini yaptığı için Belhanda’ya bu kadar tahammül edilmemeli. Eğer Metin Oktay’ın giydiği kutsal 10 numarayı giyiyorsan onun ruhuna yakışır şekilde oynamalısın aksi takdirde haketmediğin o formayı derhal çıkartmalısın. Hem yüksek ücretler alacaksın hemde hiçbir maç aldırmayacaksın.

 

What do you think?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.